Who Am I?

Merhaba, ben Tonguç Akarca. 84 model, Adanalı bir İstanbul çocuğuyum. Babası öğretmen, annesi PTT memuru olan bir aileden geliyorum.

-

İstanbulun daha bu kadar kalabalık olmadığı, çocukların AVM’lerde değil sokak aralarında gece yarılarına kadar oyunlar oynadığı zamandan geliyorum.

-

Google niyetine kullandığım harika ansiklopedilerle büyüdüm,çok okudum, belki oyunlardan fazla ilgilendim. Liseye başladığımda, annelerinizin o çocukla oynama dediği birine dönüştüm ve okulla ve okumayla aramı soğuttum. Bir gün babam geldi ve bana üniversite okuyup okumayacağımı sorduğunda 6 zayıfım vardı ve lise 1’deydim. Okuyup adam olmak için, iş bulmak için, okumayı tercih ettim; daha hayatın gerçeklerine dair bir fikrim yoktu. Babamın meşhur bir sözü vardı, eşeği bağlasan üniversiteye 6 senede mezun olur derdi, benim 5 buçuk sene sürdü; yıllarca tek avuntum eşek olmadığımdı.

-

O zamanlarda mezun olan herkesin mutlaka bir iş sahibi olabildiğini, rutinde olsa bir hayata sahip olabileceğini düşünecek kadar aptaldım. Bir an önce mezun olmam için babam beni teşvik etmeye çalışıyordu, geldiğimde iş bulmam için tüm imkanlarını kullancaktı.

-

Mezun oldum, takım elbiseler alındı; babam mahçup bir şekilde ikinci haftanın sonunda benden kaçmaya başladı, bende iş başa düştü dedim. Malum iş bulma sitelerinin hepsinde CV’ler oluşturdum, 6 ay içerisinde saçma sapan pozisyonlar dahil 600 iş başvurusunda bulundum. Sonuç inanılmazdı, tek bir geri dönüş olmadı ve bende 24 yaşında her erkeğin alması gereken zor kararı aldım, askere gittim.

-

Asker dönüşü şevkim kırılmış bir şekilde 200 başvurunun ardından tek bir yer geri döndü. Sosyal medya da dolaşan meşhur bir karikatür var, öğrenci mezuniyet kepini atar havaya sevinçle, ama kafasına McDonald şapkası olarak düşer, bana Burger King düştü, yetiştirilmek üzere asistan müdür, sözde 9 ama gerçekte 12 saat mesai; 1200 maaş, haftada 6 gün, vardiya düzeni. 3 ay hamburger yaptım, patates kızarttım, kasaya baktım, bulaşık yıkadım.

-

Her gün 2 buçuk saatte yol çekince 5 ayım 1 gün gibi geçip gitti. Hayatıma bu şekilde devam edemeyeceğimi anladığımda hayatımın ilk istifasını verdim ve ayrıldım. Gıda sektörünü tecrübe ettim, buradan devam edeyim derken ayda 25bin zarar eden bir pilavcıda işletme müdürü oldum. İlk ayın sonunda 5bin zarardan kurtarmama rağmen işletmeyi maaşım ödenmedi, derken ikinci ayda 10bin kurtarsamda işletmeyi maaşım yine ödenmedi; arkama bakmadan kaçtım. Bu sefer yolum bir akrabam ile kesişti, Kadıköyde bir noterdi kendisi; üniversite mezunlarına ihtiyacı olduğunu söylüyordu, maaş bile konuşmadan kabul ettim, herhalde 5-10 seneye bende noter olurum sanarken 1 buçuk ayın ardından bana teklif ettiği maaş bile askeri ücretin altındaydı.

-

Esas kırılma noktam ise bundan sonra oldu. Yıllarca okumaya devam etmemin sebebi annemdi, daha doğrusu onun korkutmalarıydı. Hep derdi, okumayacaksan seni sanayiye verelim diye, bense 26 yaşında sanayide işe başladım, tek farkla gemi savunma sanayi idi. Savaş gemileri ve botları için savunma ve saldırı sistemleri geliştiren bir ar-ge firmasında başladım.

-

İş başı yapabilmek için her gün 5:45te uyanıyor 15 dakikada giyinip çıkıyordum ardından tuzlaya gidiyor oradan bir otobüse daha binip 8 de işbaşı yapıyordum. Pozisyonum patron sağ koluydu; gözümde pek birşey canlanmasada bazen usta başıydım, bazen usta, bazen işçi. Günüm havada milimetrik cam parçalarının uçuştuğu, bol yapıştırıcı kokulu yerlerde geçiyordu.

-

Sanayide her iş acildi; hiç bir zaman saatinde çıkamazdık, maaşımızı hiç bir zaman gününde alamazdık, kışın hiç ısınmaz, bazı geceler uyumadan sabaha kadar çalışırdık. En büyük zevkim, belki tek, akşam 9dan önce evde olmak, yabancı dizi izleyip 12den önce yatağa girmekti.

-

Bir gün aklıma geldi, 5 sene sonra nerede olacaktım? Belki 2 kat maaş, 5 yaş yaşlanma, ve 1 dikili ağaç bile olmayacaktı. 1 senenin sonunda bir daha maaşlı çalışmamaya yemin ederek son işimden ayrıldım ve maceram o zaman başladı.

-

Önce franchise restoran ve kafe açma peşinde koştum sıfır sermaye ile, ardından elektronik eşya alıp satmaya çalıştım, beceremedim zarar ettim. Çeşitli pazarlama işlerine başladım, ürünler aldım, satamadım. Yazılım satması amaçlanan bir firmaya ortak oldum, yazılım yapmak yerine kapı kapı satış yapmaya çalışırken buldum kendimi.

-

|

-

|

-

|

-

|

-

|

-

|

-

|

-

|

-

|

-

GÜNCELLENİYORUZ

-

İzlemede kalın, sevgiyle kalın.

-

Tonguç Akarca

Me



 

Say Hello!

Let's Make Something Awesome

Address

İstanbul
İzmir
Adana
Antalya

Whatsapp

+90(532)280-08-84

Email

info@tonguc.org

Social

BLOG///

YOUTUBE///

PODCAST///

INSTAGRAM///

TWITTER///

FACEBOOK///

FOLLOW ME